In Discipline: Talks from the European Side

The SEM Student Union blog is very excited to introduce In Discipline: Talks from the European Side. Initiated by Ana Maria Alarcon Jimenez, this project interviews students from various European universities. The students were asked to share their thoughts on their views of ethnomusicology and how those views are fostered by their home institutions; what major theories or issues they are tackling in their research; and whether the regional economic crisis impacts their lives as students, their research, and/or their future academic aspirations.

The students responded to a questionnaire with answers in both English and either their native language or their academic language (not every student we interview is going to school in their home country). Both languages will be posted as part of this project. In Discipline will try to offer a broad picture which includes countries both within and beyond the borders of the current European Union.

evrim hikmet öğüt

Our first ethno student is Evrim Hikmet Öğüt, a research assistant at the Mimar Sinan Fine Arts University State Conservatory and a doctoral student at the İstanbul Technical University, Center for advanced Studies in Music.

1. Hakkınızda:

* Akademik hikayeniz nedir ve etnomüzikoloji çalışmaya nerede başladınız?

Müzik eğitimine, ortaokulda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda keman öğrencisi olarak başladım. Lisans ve yüksek lisans döneminde aynı üniversitede müzikoloji okudum. O dönemde ilgi alanım tarihsel müzikolojinin yanı sıra Çağdaş Türk müziğini kapsıyordu.

Etnomüzikoloji çalışmaya ise, 2007 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi İleri Müzik Araştırmaları Merkezi’nde, doktora düzeyinde başladım.

* çalışma alanınız nedir?

Şu anda özel olarak göç etnomüzikolojisi alanında çalışıyorum.

Tell us about your academic history. Where have you studied ethnomusicology and what theories or issues are you tackling in your personal research?

My music education started as a violin student at Mimar Sinan Fine Arts University Conservatoire’s middle school. I have a BA and an MA in musicology from the same university. During my study in the musicology department, my interest was in historical musicology as well as Contemporary Turkish Music. After completing my studies at Mimar Sinan University, I have decided to pursue a Ph.D. degree in Ethnomusicology at Istanbul Technical University’s MIAM (Center for Advanced Studies in Music). Currently my research is focused on the ethnomusicology of migration.

2. Lisansüstü eğitim yaptığınız program hakkında:

* Bize doktora eğitimi aldığınız akademik dünyada etnomüzikolojinin durumundan bahseder misiniz? Disiplin üniversitede daha genel bir bölüme mi bağlı? Öyleyse hangisi?

Türkiye’de etnomüzikoloji gelişmekte olan bir akademik disiplin. Genel olarak konservatuvar içinde tanımlandığını söylemek mümkün ama benim doktora yaptığım program, üniversiteye bağlı bir araştırma merkezinin bir parçası. Sadece lisansüstü eğitim veren bu merkez etnomüzikoloji dışında performans, müzikoloji, bestecilik ve ses mühendisliği programlarını da içeriyor.

* Eğitim aldığınız program hangi çalışma alanlarını kapsıyor ya da çalışılması güç alanlar var mı? Danışmanlarınızın sizin teorik ilgilerinize yaklaşımı nasıl?

Etnomüzikoloji programı geniş bir çalışma alanını kapsıyor ve öğrenciler kendi çalışma konularını ya da teorik çerçevelerini belirlemekte oldukça serbestler, hatta kendi kişisel ilgi ve formasyonları doğrultusunda yüreklendirildikleri söylenebilir.

* Müzik icrası programın bir parçası mı?

İcra programın bir parçası değil, hemen her öğrencinin belli enstrümanlarla bir geçmişi var ama enstrüman çalmak etnomüzikoloji çalışması için bir ön koşul olarak tanımlanmıyor.

* Alan çalışması ders olarak okutuluyor mu?

Program büyük ölçüde Amerikan ekolünü takip ediyor. Alan çalışması zorunlu bir ders olarak etnomüzikoloji programının bir parçası. Etnografik çalışmanın da programın merkezi konsantrasyon noktalarından biri olduğu söylenebilir.

* Program herhangi bir dilin öğrenilmesini zorunlu tutuyor mu?

Eğitim dili İngilizce; programa kabul edilmek ya da tamamlamak için başka bir dilin öğrenilmesi zorunlu değil. Programın İngilizce olması benim açımdan politik olarak tartışmalı bir mesele ama güncel yayınların takibi açısından önemli bir avantaj olduğu da açık.

* Şu anda eğitim almakta olduğunuz program etnomüzikolojiye dair beklenti ve ihtiyaçlarınızı karşılıyor mu?

Dahil olduğum programın Türkiye’de güncel teorik tartışmaları takip eden ve alana katkı yapabilecek bir kuşağın yetişmesine önemli katkısı olduğu düşünüyorum.

* Ülkenizdeki başlıca etnomüzikoloji süreli yayın/kurum/sempozyumları neler?

Türkiye’de bağımsız etnomüzikoloji toplulukları ve dergileri yok maalesef. Bu bakımdan İTÜ ve MSGSÜ müzikoloji bölümleri tarafından yayınlanan akademik dergiler (Porte Akademik ve Müzik-Bilim Dergisi) tarihsel müzikoloji, hatta müzik teorisi gibi alanları da kapsıyor. İTÜ devlet konservatuvarı ve MIAM her yıl düzenli konferanslara ev sahipliği yapıyor, bunlardan bir kısmı da öğrenci sempozyumları.

Regarding your program of study, what is ethnomusicology like in your part of the world? How is it situated in the university and what are the requirements? What kinds of professional societies or journals exist in the discipline?

In Turkey, Ethnomusicology is a developing discipline. It can be said that it is flourishing mostly within the conservatoire system. [H]owever the program that I am doing my Ph.D. in is a research center in a university. This center is operating on a graduate level and apart from ethnomusicology; there are [also] performance, musicology, composition and sound engineering programs. The field of ethnomusicology encompasses a very broad field of study and students are free to choose their own topics and theoretical frameworks; moreover they are encouraged to work on topics that they are interested or that they have a background in.

Performance is not an imperative component of the program. [A]lmost every single student has a background in a variety of instruments, but nevertheless playing an instrument is not regarded to be a prerequisite of an ethnomusicological study.

The ethnomusicology program follows the ‘American school’. Fieldwork is a compulsory course within the program, and it can also be said that ‘ethnographic study’ is one of the major elements of the ethnomusicology program.

[The] education language is English and proficiency in another language is not a requirement. The program’s language is problematic to me from a political perspective, however it gives the students an obvious advantage in following the academic publications. I think that this program, which I am also a part of, is training a new generation of music scholars in Turkey that has the ability to follow the theoretical debates in the field and will make significant contributions to the discipline.

Unfortunately, there are not any independent ethnomusicology societies and journals. In this respect the journals (i.e. ‘Porte Akademik’ and ‘Müzik-Bilim Dergisi’) that are published by ITU and MSGSU musicology departments covers the articles from historical musicology and even music theory. ITU State Conservatoire and MIAM are hosting annual conferences (some of them are student symposiums) regularly.

3. Etnomüzikoloji, güç ilişkileri ve üretim:

*Kurumunuzun ekonomik/politik gücünün itibarı  (ya da bunun yokluğu) ve akademik üretimi açısından hangi konuları vurgulamak istersiniz?

Dünyada akademi bir dönüşüm içinde ve giderek piyasalaşıyor. Ben bunun akademik özerkliğe ve bilimselliğe önemli bir darbe olduğuna inanıyorum. Neyse ki etnomüzikoloji şimdilik piyasanın dikkatinin epeyce uzağında.

Etnomüzikoloji hem akademi dışındaki uygulamalı (applied) çalışmalar hem de akademik aktivizm için önemli bir alan açıyor. Pek çoğumuz göç, azınlık kültürleri, müzik ve aktivizm gibi konularda çalışıyoruz. MIAM’ın çalışma alanı bakımından bir kısıtlama getirmiyor olması son derece önemli ve olumlu.  Ama bu çalışmaların ulaşabildiği insan sayısının kısıtlı olduğunu da akılda tutmak gerek. Yani akademi dışına ne kadar etki edebildiğimiz tartışılır.

* Üniversitenizde belli sayıda hakemli makale “üretmek” konusunda bir baskı var mı?

Türkiye’de doktora öğrencileri için belli yayın zorunlulukları yok, bu gibi zorunlu kriterler üniversitede kadro almak istediğinizde karşınıza çıkıyor.

* Bibliografik kaynaklara nasıl ulaşıyorsunuz? Yerel kütüphaneler etnomüzikolojik metinler bakımından yeterli mi?

Üniversite kütüphaneleri önemli database’lere erişim olanağı veriyor, bu bakımdan ciddi bir sorun yaşamıyoruz. Ancak Türkiye’de bulunduğumuz coğrafyanın müziksel zenginliğini yansıtan bir arşiv yok maalesef.

* Öğrencilerin bölümünüzdeki/kurumunuzdaki karar alma süreçlerine katılmaları nasıl mümkün oluyor?

Türkiye’deki yüksek öğretim politikası demokratik katılımın önünde büyük bir engel. Değil öğrenciler, araştırma görevlileri ve öğretim görevlileri dahi karar alma mekanizmalarına dahil değiller. Üniversite alanındaki en ufak kazanımlar bile ancak öğrenci hareketinin ve üniversite çalışanlarının mücadelesiyle mümkün olabilmekte.

What issues would you highlight regarding the weight of political/economic power (or lack thereof) and academic production at your institution? What resources are available to you and what options do students have in the decision-making processes?

Academia is in a process of transformation and is becoming more and more commodified. I believe that this commodification process is working against academic autonomy and scholarship. Luckily ethnomusicology is still quite far from the focus of this commercialization and marketization.

Ethnomusicology opens new territories for both non-academic applied studies and for academic activism. Many of us are working on migration, minorities, and musical activism. I believe MIAM’s non-restrictive attitude towards any field of study is a very significant and positive attitude, however one needs to keep in mind the limited audience that has access to these works. In other words, our influence outside academia is a matter that we need to think about.

There are not any publication obligations for Ph.D. students in Turkey; this kind of criteria only confronts us when we would like to find full-time faculty positions. Through university libraries, we are able to access major online databases; in this respect, we do not have a significant problem. But on the other hand, we do not have an archive that reflects the musical richness of this geography.

The politics of higher education is an obstacle in democratic participation in the university system. Not only students, but also research assistants and instructors are not involved in decision-making processes and mechanisms. The most marginal and smallest attainments are gained through a struggle that is led by the student movement/organizations and university workers.

 4. Etnomüzikoloji, öğrenciler ve finansman:

* Kurumunuzdaki ekonomik durum nasıl ve öğrencilerin yaşamını nasıl etkiliyor? Üniversite ücretleri karşılanabilir düzeyde mi? Alan çalışmalarınızı karşılayacak burslar var mı yoksa kendiniz mi karşılamak zorunda kalıyorsunuz?

Neyse ki Türkiye’de hala devlet üniversiteleri karşılanabilir yıllık harçlarla eğitim vermekte. MIAM’da da doktora eğtimi ücretsiz.

Program Türkiye’de büyük ve köklü bir üniversiteye bağlı olduğu için belli olanaklara, kendi müzik kütüphanesine, nitelikli bir ses kayıt stüdyosuna, yıl içinde sempozyum düzenleme olanağına vs. sahip. Ama tabii öğrencilere sağlanabilen yurtdışı sunum ödenekleri kısıtlı. Doktora öğrencilerinin tezlerini üniversiteye araştırma projesi olarak sunmaları ve karşılığında bir miktar ödenek almaları mümkün. Bu olanak genellikle öğrenciler tarafından alan çalışmasında kullanılacak teknoloji (bilgisayar, ses ve görüntü kayıt cihazları vs). alımında kullanılıyor. Bunun dışında kalan alan masraflarını kendimiz karşılamak durumundayız.

* Yeterli sayıda etnomüzikoloji profesörü var mı?

Yine yüksek öğrenimdeki genel bir sorun olarak, etnomüzikoloji gibi disiplinler eğitim politikasının öncelikli ilgilerini oluşturmuyor, dolayısıyla ayrılan kadro ve bütçe kısıtlı. Programın küçüklüğü sebebiyle akademik kadronun kısıtlılığı önemli bir sorun. Her bir profesör haddinden fazla ders vermek ve danışmanlık üstlenmek zorunda kalıyor. Bu durumda hem açılan derslerin çeşitliliği hem de danışmanlık desteği ideal düzeyde olamıyor maalesef.

What has been your experience in terms of financing your degree? Is funding available for ethnomusicology students? How would you describe the conditions for professors at your institution?

Fortunately, state university fees in Turkey are still low, and Ph.D. education in MIAM is free.

Since the ethnomusicology program is attached to a major and deep-rooted university, it provides certain opportunities such as its own music library, a state-of-the-art recording studio, and a budget for organizing symposiums and conferences etc. But then again the travel and conference budgets that are reserved for students are very limited. Students can get a certain amount of subsidy if they present their dissertation as a research project to the university. This subsidy is generally used by the students in acquiring the necessary technological equipment for fieldwork (i.e. computers, sound recorders, cameras etc.) All the remaining expenses are covered by the students themselves.

As a result of the problems in the higher education system, disciplines such as ethnomusicology are not regarded [as a] first priority. Thus the faculty and the budget of the program are very limited, which results in a schedule overload of the faculty members. Each professor ends up teaching more courses and advising more students. Unfortunately, this hits the variety of courses that are offered as well as the support of the advisors.

5. Avrupa Etnomüzikolojisi:

* Avrupa’da etnomüzikologlar arasında sürekli bir iletişim var mı? Öyleyse bu iletişim nasıl gerçekleşiyor, değilse nasıl geliştirilebilir?

ICTM’in (International Council of Traditional Music), özellikle spesifik çalışma grupları aracılığıyla, bu açıdan önemli bir rol üstlendiğini düşünüyorum. Türkiye’de de çok sayıda genç akademisyen Ethnochoreology, Maqām, Music in the Arab World, Music of the Turkic-Speaking World gibi çalışma gruplarına ve bunlar çevresinde oluşan ağlara dahil. Sonuncusunun 2014 yıllık toplantısı da İstanbul’da, İTÜ’de yapıldı. Ben de bunlardan Arap Dünyası Müziği grubuna üyeyim. Bunun yanı sıra, yaklaşık beş yıldır Hildesheim’de düzenlenen etnomüzikoloji doktora workshop’ının genç akademisyenlerin ilişkilenmeleri açısından önemli bir etkisi var. Bir de ben bu yıl ilk kez ESEM’in (European Seminer in Ethnomusicology) bir seminerinde sunum yapacağım. Sanıyorum Türkiye’den başka arkadaşlarım da geçmiş yıllarda ESEM toplantılarına katıldılar.

How do you feel about the state of communication between European ethnomusicology students? Are there forums that facilitate communication and if so, what are they?

I believe that ICTM, with especially its specific work/study groups, plays a significant role in this matter. Many young scholars from Turkey are involved in study groups such as Ethnochoreology, Maqām, Music in the Arab World, Music of the Turkic-Speaking World etc. The 2014 meeting of the last one was held in ITU, Istanbul. I am a member of the Music in the Arab World study group. Besides the study groups the Ethnomsuicology Ph.D. workshop that [has been] organized in Hildesheim for the last five years has also [made] a significant contribution in establishing academic relationships between young scholars. Furthermore, this year I will be presenting a paper at ESEM for the first time. I believe other friends from Turkey also attended ESEM meetings in the previous years.

6. Etnomüzikoloji ve gelecek: 

* Kendi coğrafyanızda etnomüzikolojinin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Etnomüzikoloji mezunları için ne gibi iş olanakları var ve sizin mezuniyet sonrası mesleki planlarınız neler?

Benim de dahil olduğum kuşağın Türkiye’de etnomüzikoloji çalışmalarını kurumsallaştırma ve güncelleme iradesi gösterebilecek, dünya ile ilişki içinde ve disiplinlerarası çalışmalara açık bir kuşak olduğunu düşünüyorum, dolayısıyla disiplinin geleceği için oldukça ümitliyim. 10 yılı biraz aşkın bir süredir eğitim veren MIAM’ın da bu kuşağın yetişmesinde önemli bir katkısı var. Ancak akademi dışındaki çalışma alanlarının kısıtlılığı bir gerçek. Benim de planım akademide çalışmaya devam etmek.

Öte yandan Türkiye’de genel olarak devletin kültür politikaları giderek küçülmeyi ve muhafazakarlaşmayı ön görüyor. Bu açıdan üniversitelerde de müzikoloji ve etnomüzikolojinin geleceği bana kuşkulu görünüyor.

What do you think about the future of ethnomusicology? What are your plans for after graduation?

I [feel] my generation has the capability and the will to institutionalize and update ethnomusicological studies. This generation of music scholars has strong ties with the world and is also very open to interdisciplinary studies, thus I am very hopeful for the future of the discipline. MIAM with its little more than ten-year history has a very prominent role in the emergence of this generation of music scholars. But finding jobs outside the academia is a terrifying reality. My plan is still to work within academia. On the other hand, the cultural politics of the Turkish State prescribe an ever shrinking and conservatizing academia and the cultural sphere. From this perspective the future of musicology and ethnomusicology in the universities seems suspicious and vulnerable to me.

– This project is a collaboration between Ana Maria Alarcon Jimenez, Liza Munk, and Heather Strohschein, and we are so excited for your feedback and contributions! I would like to thank Ana for initiating this project and her tireless work to keep it going. I would also like to thank Liza for her editing and her always helpful suggestions. Thank you as well to all the students who have agreed to answer our questions and to share with us their ethnomusicology experiences!

 

Advertisements

One thought on “In Discipline: Talks from the European Side

  1. Reblogged this on Müzikte Kalmaz and commented:
    Society of Ethnomusicology’nin öğrenci çalışma grubu, Student Union, Avrupa ve çevredeki ülkelerde etnomüzikoloji öğrencileriyle bir mülakat dizisine başladı; ilk görüşmecileri de bendim. Mülakat hem Türkçe hem de İngilizce olarak yayınlandı:

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s